Ateş Oku RPG ~~ Hogwarts
Merhaba

Foruma Hoşgeldiniz

Kayıt Olduktan Sonra Rütbe Seçmelisiniz. Ve Daha sonra Lejant Oluşturmalısınız;

Ateş Oku RPG ~~ Hogwarts


 
AnasayfaAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yapKapı

Paylaş | 
 

 Sarah Johnson

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Mirabella LaPiere
Seherbaz
Seherbaz
avatar

Gerçek İsim : Büşra.
Mesaj Sayısı : 182
Kayıt tarihi : 02/05/10
Yaş : 25
Lakap : Mirella, Bella.

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
94/100  (94/100)
Patronus: Hüma Kuşu

MesajKonu: Sarah Johnson   Paz Ağus. 01, 2010 4:37 am

Ad Soyad: Sarah Johnson

Karakterinizin Özellikleri:
O adeta çözülmeyi bekleyen bir bulmaya gibi. Nerede nasıl davranacağı hiç belli değildir. Onu çözmek ve anlamak neredeyse imakansızdır. Ne zaman ne yapacağı belli olmayan bu cadının içinde asla sönmeyecek bir intikam ateşinin kıvılcımları hâla devam etmektedir. O, her zaman küçük kızı oynamayı sevmiştir. Pamela dışarıdan adeta bir melek gibi görünse de, kinciliği nedeniyle içinde ki şeytanı gizli tutmayı fazla başaramamıştır. Onunla uğraşmak aptallık denilebilir. İçinde ki hırs ve intikam duygusundan dolayı gözü adeta kararmıştır. Kendisine yapılan bir davranış yada söylenen bir sözden dolayı mutlaka öcünü alır. Elde edemeyeceği bir şey yoktur. İstediği bir şeyi mutlaka almak için ne gerekiyorsa yapar. Hırslı ve azimlidir, bu huyu onun gözünü adeta kör etmiştir. Bundan dolayı bencil ve kincidir. Her şeyin mükemmel olmasını ister. Çevresindekiler fazla umursamaz, bu huyundan dolayı arkadaşı da fazla yoktur. Ama bunu takmaz… Oldukça zekidir, yerine göre davranmayı bilir. İyi yada kötü. Bu huyundan dolayı olaylardan kazançlı çıkmıştır. İyi bir oyuncudur ve rolünü iyi oynar, hırslı olduğu kadar kararlıdır. Anna insanların kaderlerinin kendilerinin elinde olduğunu düşünür. Bundan dolayı başkasın görüşlerine pekte önemsemez. Çünkü hayatta herkesin kendi yolunu çizdiği görüşündedir. Dünyanın tozpembe olmadığının her daim farkındadır. Poliannacılık ona göre değildir. Çevresinde sayılı dostu vardır. İnsanlara olan davranışları her ne kadar soğukta olsa onu seven ve değer veren kişiler için her zaman başka bir yüzü vardır. O değişken bir tavıra sahip biridir. Demiştik ya, o adeta çözülmeyi bekleyen bir bulmaca gibidir diye…

Fiziksel özellikleriniz(resimle değil anlatımla aktarın): Deniz mavisi gözler ve kızıl bukleli saçlar… Bu Sarah’nın görünüşünü anlatacak en temel özelliklerden bir kaçı belki de. Zarif ve uzun bir boya sahiptir, saçları ateş kızılı ve deniz mavisi gözleri vardır. Gözleri adeta insanı içine çekebilecek gibi derindir. Beyaz teni kızıl saçlarıyla adeta bir uyum içerisindedir. O, uyumun ve zarifliğin insanıdır.

Geçmişiniz: Kurgu belli değil.

Örnek Rp:

"Düşün, düşün... Mutlaka bir şey olmalı!"yine aklından bin bir düşünce dolanıyordu Anna’nın. Bu onu adeta deliye döndürüyordu. Bir konu üzerinde öylesine uzun uzun düşünmek ona göre bir şey değildi, fakat düşünmeden de bir çözüme ulaşamayacağını biliyordu. Sonuçta gökten gelmiyordu ya bu cevaplar? Odanın içinde sağa sola dönüp duruyordu adeta. Yalnızca yanan şöminenin çıkardığı cılız cızırtılar ve saatin tik-takları odanın içinde yankı yapıyordu. uzun zaman sonra ilk defa Anna’nın evi bu kadar sessiz oluyordu. Sessizliği de sevdiği söylenmezdi aslında, yalnız kalmak ona göre değildi ama bugün... Bugün tam da ona göreydi adeta, evde kimse yoktu. Aslında olmaması da onun işine gelmişti çünkü bu küçük sırrın duyulmamasını istiyordu. Ona göre kişinin yalnız hayatında kendi olmalıydı, hayatta güvenebileceği tek kişi kendisiydi. Zaten bundan dolayı "taş kalpli" gibi sözler arkasından söylenmiyor muydu? Ama o yine de bu sözleri umursamıyordu, çünkü söyleyen kişilerin umursanacak kadar değerli olduğunu düşünmüyordu. Düşünceli tavırlarla ağır ağır odasına doğru çıktı. Merdivenlerden çıkarken düşünceleri birbirine giriyor, aklını adeta savaş alanına döndürüyordu. Komidinin üzerinde ki mektuba yine kederli bir şekilde baktı. İçinde ki sıkıntı bir kat daha artmıştı. Mektubu eline aldı ve yine bir kez daha okumaya başladı. İçinden bunu gerçek olmamasını diliyordu.


“Merhaba Anna,

Uzun zamandır görüşemiyoruz umarım iyisindir. Bu gün bakanlıkta senin ve diğerlerinin eski belgeleri elime geçti. İçlerinde çok ilgincime giden kısımlarda oldu, senin de tahmin edebileceğin gibi. Bunların başkasının bilmesini de her ikimiz de istemeyiz. Bu gece 22:30’da benimle üç süpürgenin oralarda buluşursan emin ol her ikimiz içinde en iyisi olur.

Henry Falcon“




Anna Henry’nin ona ettiği teklifi biliyordu. Ama eskisi gibi yeniden yapmak istemiyordu. Bu işi bıkmıştı. Artık eski Anna değildi. Henry’nin gerçek yüzünü ortaya çıkarmak istiyordu artık. Fakat kim inanabilecekti ki Henry’nin aslında bakanlıkta casus olduğunu? Anna bunu söylese bile ona inanmayacaklarını biliyordu. Çünkü o, onların gözünde hâla bir şüpheli gibi duruyordu. En küçük yanlışın da onu tutuklamak için hazır bekliyorlardı resmen. Bunun farkındaydı… içi sıkıntıya düşmüştü. Zamanın da Henry’nin onlara yaptığı ihanet gözlerinin önüne geldikçe sinirleniyor ve ağlıyordu. Bunun yeniden olacağını biliyordu. Hanry’nin yeniden onu eskisi gibi yarı yolda bırakacağını ve ihanet edeceğini farkındaydı. Ama elinden gelen bir şey de yoktu. Gözlerinden akan yaşları sildi ve derin nefes alarak sakinleşmeye çalıştı. Yavaş adımlarla banyoya doğru yürü yürüyordu aklı yine karma karışıktı. Musluğu açtı ve yüzünü yıkadı biraz olsun bu ona iyi gelmişti. Aynaya baktığında başka birini görüyordu. Sinirden kaşları çatılmış ama bir yandan da yüzü endişeden dolayı sapsarı olmuş biri beliriyordu. Yeniden odasına döndü ve dolabını açtı giysilerine göz gezdirdi. Aklında hiçbir düşünce yoktu ne giyeceğine dair, tek düşündüğü bu işin içinden nasıl çıkacağıydı çünkü. Her zaman ki gibi yine spor bir şeyler giydi ve çekmecesinden bir miktar galleon alıp dışarı çıktı. Saat üç’ü gösteriyordu, zaman ilerledikçe düşünceleri darlaşıyordu adeta. Üç süpürge bu gün ona bir farklı görünüyordu her zamankinden. Önceden ayrılmadığı arkadaşlarıyla birlikte buluşup keyifli vakitler geçirdiği yer ona boğucu geliyordu. Adımlarını biraz daha yavaşlattı, sokaktan gelen sesleri ve gürültüleri adeta aldırmıyordu. Bunu yapabilirdi ama istemiyordu tek bu işin içinden bir an önce çıkıp gitmek istiyordu. Keşke diyebilmek ona o kadar uzaktı ki. Ağır adımları onu üç süpürgenin önüne kadar getirmişti. İçeri girdiğinde köşede ki bir masaya geçti, canhiçbir şey yemek veya içmek istemiyordu. Başını ellerinin arasına dayadı ve Henry’i beklemeye başladı. Zaman, adeta su gibi akıp gidiyordu Henry’i beklerken. Saatine baktı saat dokuz olmuştu. Neredeyse dört saate yakındır buradaydı. Bir an dışarı çıkmak istedi ama daha boğucu ve gürültülü olabileceği için içeride kalmayı tercih etti. Henry’i beklerken bir şeyler içmenin fena olmayacağını düşündü her ne kadar canı bir şey istemese. Yalnızca biran önce tüm olanlar bitsin istiyordu. Garson’a dönerek kaymakbirası istedi. Öğrencilik yıllarında ne kadar da çok içmişti kim bilir? Birası gelene kadar cebinden biranın ücretini çıkarmaya koyuldu. Zaten başka yapabileceği bir şeyde yoktu. Cebinden ücreti çıkarana kadar birası gelmişti bile. Birasını ücretini verdiği gibi bir yudum aldı ve saatine baktı. “Neredeyse yarım saat var.” Henry’nin bu gibi meseleleri geçe bırakmayacağını gayet iyi biliyordu, sonuçta eski iş arkadaşlarıydılar. Birasını hızlı yudumlarla içip dışarıçıktı.

Hava yağışlıydı ama aldırmıyordu. Dışarıda hafif bir esinti vardı, yağmur damlaları yavaşça Anna’nın yüzüne vuruyordu. Az ileriden cüppesine bürünmüş orta boylarda biri geliyordu. dışarısı karanlıktı, Anna gelen kişiyi seçemiyordu fakat Henry olduğundan emindi.Adam birazdan yaklaşınca gelen kişinin Henry olduğu kanaatine vardı. Gayet sakin görünüyordu, zaten öyle olması da gerekmiyor muydu? Sonuçta olan yine Anna'ya olacaktı bu bakımdan Henry için hiçbir sorun söz konusu değildi. “Yeniden merhaba Anna, gelmen ikimiz için de iyi oldu.” dedi sinsi bir bakış atarak ve Anna’yı sanki hiç görmemişçesine süzdü. “Ne istiyorsun Henry! Geçmişte yaptıkların yetmemiş gibi…” aslında daha devamını getirmek istiyordu ama bunu beceremiyordu, sonuçta tüm her şey Henry’nin elindeydi şuan. “Evet, seni dinliyorum.” diyerek cümlesini yarıda kesti. “Aslında konuyu sende iyi biliyorsun Anna, küçük bir yardım ve karşılığında şu elimdeki dosyalar. Emin ol bunları kimse bilmeyecek sen ve benden başka. Bakanlığın zaten bana karşı olan tavrını ve de güvenini biliyorsun. Ne dersin edecek misin?” Anna’nın başka seçeneği yoktu gerçekleri anlatsa bile ona inanmayacaklarını biliyordu, tıpkı eskisi gibi. “Kabul ediyorum.” diyebildi yalnızcana. Henry’nin yüzüne sinsi bir gülümseme belirmişti. “O halde ben sana haber veririm, bu dosyalar ise iş bitene kadar ben de kalacak.” diyerek karanlık caddede yürüdü ve gözden kayboldu. Kendini çıkmaz bir yolda gibi hissetmişti, çok çaresiz gibiydi.

Ama eğer Anna’nın eski dosyaları artık ortaya çıkmışsa Henry’nin de çıkmış olabilirdi. Eğer Julia’yı bulabilirse bunu ortaya çıkartabilirdi. “Tabii ya, Julia.” dedi, içine bir umut dolmuştu. Bu sefer oyundan Henry kazançlı çıkmayacaktı. Eğer Henry bir oyun oynuyorsa Anna’da oynayacaktı. Oyuna oyunla cevap verecekti. Eve geri dönüş yolunu tuttu, aklında Henry vardı ama daha da önemlisi Julia… Hızlı adımlarla Hogsmeade’tan ayrılırken aklında Henry’e oynayacağı oyunun senaryosunu canlandırıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Valeria Nerissa Wesley
Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
avatar

Gerçek İsim : Ebru.
Mesaj Sayısı : 1504
Kayıt tarihi : 13/09/09
Yaş : 23

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
100/100  (100/100)
Patronus: Beyaz Leopar

MesajKonu: Geri: Sarah Johnson   Paz Ağus. 01, 2010 6:12 am

Slytherin IV. Sınıf

_________________

Benim hatun benim gibi dengesiz. *.*:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Sarah Johnson
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ateş Oku RPG ~~ Hogwarts :: Genel :: Hogwarts Geçmişi :: Seçmen Şapka Geçmişi-
Buraya geçin: