Ateş Oku RPG ~~ Hogwarts
Merhaba

Foruma Hoşgeldiniz

Kayıt Olduktan Sonra Rütbe Seçmelisiniz. Ve Daha sonra Lejant Oluşturmalısınız;

Ateş Oku RPG ~~ Hogwarts


 
AnasayfaAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yapKapı

Paylaş | 
 

 Yanlış Zamanda Yanlış Yer

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Aphrodis Audrey Phyllis
Ravenclaw V. Sınıf | Admin
Ravenclaw V. Sınıf | Admin
avatar

Gerçek İsim : Çisem
Mesaj Sayısı : 765
Kayıt tarihi : 08/09/10
Yaş : 22
Lakap : Aph, -A

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
100/100  (100/100)
Patronus:

MesajKonu: Yanlış Zamanda Yanlış Yer   Ptsi Tem. 25, 2011 11:12 pm


    Vondel & Phyllis
    4 Ağustos 2014 - 18.30 suları
    Gerçekte kan bağı bulunmayan bir kardeşe alışmak zaten zordur. Bu kardeş burnunu özel işlerine sokuyorsa, daha da zor. Bazı sırlar vardır ki saklaması güç, ortaya çıkması kolay... İşte böyle bir sır vardı iki kardeş arasında. Abi, kardeşten saklıyordu. İyiliği için değil, ötmesinden korktuğu için. Ama, küçük kardeşte öyle bir şans vardır ki, istemeden sırrı keşfedecektir. Öğrenilmesi istenilmeyen bir şey ortaya çıkarsa, sonuçları ne olur dersiniz?


_________________

    Metayım ben mesela.:
     
    Aşksınız siz.:
     
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jaden van den Vondel
Kaçak
Kaçak
avatar

Gerçek İsim : Volkan.
Mesaj Sayısı : 18
Kayıt tarihi : 25/07/11
Yaş : 21

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
93/100  (93/100)
Patronus: Tilki

MesajKonu: Geri: Yanlış Zamanda Yanlış Yer   Ptsi Tem. 25, 2011 11:58 pm

    Sadist duyguları ortaya çıktığında, bir Muggle'ı kurban olarak seçerdi Jaden, ve ona sadist duyguları vücudunu terkedinceye dek işkence ederdi. Bu, hobilerinin arasındaydı. Oldukça zevk alıyordu bunu yapmaktan. Şimdi de yüzünde, zevk aldığını belli eden bir gülümseme belirmişti. "Crucio." Creatus laneti, favori işkence büyülerinin arasındaydı. Ancak, daha çok aracı büyülerle işkence etmeyi seviyordu Jaden. Sadist duyguları, son birkaç yılda ortaya çıkmıştı. Kimseyi öldürmüyor oluşu sebep olmuştu buna. İşkence ile tatmin olmaya çalışıyordu, aslında bunu daha çok sevmişti. Öldürmekten daha güzeldi, uzun süreli zevk alıyordu. Boş zamanlarını böyle değerlendiriyordu, ayrıca artık Bakanlık'ı da pek meşgul etmiyordu. Karşısındaki genç adamın başı yere düştükçe, kaldırıyor ve gözlerinin içine bakmasını sağlıyordu. Acı doluydu, göz bebeklerinin etrafı kızarmıştı. "Crucio." Ufak asa hareketleriyle işkencesine devam ederken, gülümsemesi yüzünden eksik olmuyordu. Birkaç saniye boyunca etrafı gözetledi. Bu ara sokağa kimsenin gelmeyeceğini tahmin etmişti zaten. Çöplük gibiydi, her yerde poşetler dolusu çöpler vardı. Koktuğunu da söyleyebilirdi Jaden. Ancak, bu kokuyu umursamıyordu. Adama tekrar döndüğünde, "Çok mu acıyor?" diye fısıldadı gülerek. "Bu daha da acıtacak." Ve asasını hareket ettirdi: "Sectumsempra." Bunu biraz yüksek sesle söylemişti. Sonrasında ise, bir kahkaha patlattı.

    Adamın karnında bir yarık açılmıştı. Hala yaşıyordu, ağlıyordu. Ancak, bağırmıyordu. Oldukça dayanıklıydı doğrusu. Çığlık atması gerekirdi. İyi ki de atmıyordu, çığlığı buraya birilerini çekmesine sebep olabilirdi. Sonra da Jaden yanlışlıkla Kadavra laneti uygular ve birkaç insan öldürürdü. Bir katliam. Yapmayalı uzun süre olmuştu. Karanlığın hakim olduğu zamanlara saklıyordu. Birkaç insana birden işkence etmenin zevkini tadabilirdi o zaman. O insanların arasına bir de evlatlık kardeşi Aphrodis'i de katarsa, tadından yenmezdi doğrusu. Evet, ondan nefret ediyordu. Hem de çok. Onu öldürmek istiyordu. Ancak bunu yapamıyordu annesi yüzünden. Eğer o ölmüş olsaydı, babasının ne yapacağını umursamazdı ve Kadavra lanetiyle hemen öldürebilirdi onu—ah aslında öyle yapmazdı, evlatlık kardeşine işkence etmenin zevkini de tatmak isterdi. Bunu, annesi öldüğünde yapacakları listesine ekleyebilirdi. Önce babasını öldürecekti, sonrasında ise Aphrodis'i. İkisinden de aynı derecede nefret ediyordu. Babası Jaden'ı sevmese de, Aphrodis'i ne çok seviyordu ama! Birilerini öldürmüş olmasının, babasıyla arasındaki sevgi bağını koparacağı aklına bile gelmezdi Jaden'ın. Ancak öyle olabiliyordu demek ki. Aslında itiraf etmeliydi, babasını önceden de sevmiyordu. Pis ihtiyar.

    Düşüncelerinden, bir ses duymasıyla sıyrıldı. Adamın kanamasından gözünü çekti ve hızla arkaya döndü. Bir ses duyduğundan emindi, sanki bir poşet hışırtısı gibiydi. Bir kedi ya da köpek olabilirdi, ancak buradan kimsenin geçmemesi gerekiyordu. Yavaş adımlarla, ara sokağın girişine doğru ilerledi. Kafasını çevirdiğinde gördüğü yüz, onu şaşırtmıştı doğrusu. Jaden'ın sadist duygularla dolu saatlerine denk gelmişti hem de. Bu kız, bugün çok çekecek gibi görünüyordu. "Kimleri görüyorum?"




En son Jaden van den Vondel tarafından Salı Tem. 26, 2011 12:47 am tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.aclikoyunlari.net
Aphrodis Audrey Phyllis
Ravenclaw V. Sınıf | Admin
Ravenclaw V. Sınıf | Admin
avatar

Gerçek İsim : Çisem
Mesaj Sayısı : 765
Kayıt tarihi : 08/09/10
Yaş : 22
Lakap : Aph, -A

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
100/100  (100/100)
Patronus:

MesajKonu: Geri: Yanlış Zamanda Yanlış Yer   Salı Tem. 26, 2011 12:21 am

    Yaz tatilleri daima sıkıcı gelmişti genç cadıya. Çoğu arkadaşıyla görüşememek, neredeyse tüm zamanını üvey ailesiyle geçirmek... Aslında üvey ailesini seviyordu. Gerçekten iyi insanlardı. İlgiliydiler en azından. İşin garip yanı ise, fazla ilgiliydiler. Öz oğullarını arayıp sormamaları; ama Audrey'e öz evlatlarıymış gibi davranmaları biraz garipti. Audrey bundan fazla şikayetçi değildi aslında. Çok fazla ilgiyi sevmemesine rağmen, o sinir olduğu Jaden adındaki çocuktan fazla sevilmek egosunu tatmin ediyordu. Çocuğun adını beyninde andığında hemen kafasını iki yana salladı ve düşüncelerini uzaklaştırdı. Zaten sıkıcı bir Ağustos gününü, iyice sıkıcılaştırmak gibi bir niyeti yoktu. Londra sokaklarında tek başına yürüyor, etrafı -özellikle erkekleri- süzüyordu. Filmlere bakmıştı ilk başta; ama hiç güzel bir şey yoktu. Londra bazen gerçekten sıkıcı olabiliyordu. Özellikle bu saatlerde. Yirmi dakika kadar önce tüm dükkanlar kapanmış, genç kitle barlara akın etmeye başlamıştı. Audrey'in yaşı tutmuyordu bara. Eh tabii bu onu hiçbir zaman engellememişti; ama sahte kimliğini evde unutması pek de güzel olmamıştı.

    Düşünceleri, duyduğunu sandığı bir büyülü söz ve arkasından gelen kahkaha ile bozuldu. İçini ürpertip bir anda olduğu yerde kalmasını sağlayan şey ise bu kahkahayı tanıdık bulmasıydı. Ayaklarını her ne kadar engellemek istese de başaramadı ve hemen sağında bulunan sokaktan içeri girdi. Sokak boştu ve on metre kadar ileri gidiyor, ardından tekrar sağa dönüyordu. Yavaş adımlarla ilerledi genç cadı. İlerledikçe burnunu tıkama isteği artıyordu. Bir çöplüğe doğru ilerlediği o kadar barizdi ki. Tam dönemece geldiğinde bir poşete bastı dikkatsizlikle. Hışırtı sesini hissetmesiyle bir adım geri atması bir oldu. Yan sokakta her kim varsa kendisine doğru geldiğini hissedebiliyordu. Çaresizce sırtını duvara dayadı ve adamın kendisini görmemesini umut etti. Ayak sesleri yaklaşmasıyla Audrey'in kalp atışının artması o kadar orantılıydı ki... Ve tam yanından ayak sesi geldi.

    Dudağını ısırırken, o suratla karşılaştı kız. Biran rahatlamakla hata yapmıştı; fakat o an bunu anlayamamıştı. Neredeyse bir bütün olduğu duvardan bir adım atarak uzaklaştı. Boş suratla adama bakıyordu. Sorusunu cevaplamak için birkaç saniye geçmesi gerekmişti. "Seni bu kadar pis kokulu bir yerde gördüğüm için neden şaşırmadım acaba?" Sözlerinin ardından, kokunun iğrençliğini belirtmek için eliyle burnunu tıkamıştı. Elini tekrar geri çektiğinde bir adım sola ve bir adım ileri gitti ve adamın geldiği sokağa baktı. Gördüğü manzara karşısında otomatik olarak iki adım geri gitmişti. Gözlerini birkaç kez kırpıştırdı ve tekrar adama çevirdi. "Ne iş yapıyorum demiştin sen Jaden?" Bu, üvey abisine ilk defa adıyla hitap edişiydi.


_________________

    Metayım ben mesela.:
     
    Aşksınız siz.:
     
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jaden van den Vondel
Kaçak
Kaçak
avatar

Gerçek İsim : Volkan.
Mesaj Sayısı : 18
Kayıt tarihi : 25/07/11
Yaş : 21

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
93/100  (93/100)
Patronus: Tilki

MesajKonu: Geri: Yanlış Zamanda Yanlış Yer   Salı Tem. 26, 2011 12:45 am

    Boş boş bakmaktan vazgeçmeye karar vermesi, birkaç saniye sürmüştü genç kızın. Sonunda konuşmayı başarabilmişti. Sokağın dibinde olan adam, zihninden uçup gitmişti Jaden'ın. Geriye kalan tek şey, Aphrodis'e beslediği nefretti. Az önce dediğinden sonra, kızın cesur olduğunu düşünmeye başlamıştı. Ama Jaden'ı gaza getirmeye çalışıyor da olabilirdi tabii. Ah, belki de ölmek istiyordu, kim bilir? Üvey abisinin tam olarak ne yaptığını bilmiyordu, bu cesaret oradan geliyor olmalıydı. Onun bir katil olduğunu, sadist bir işkence manyağı olduğunu henüz öğrenmemişti Aph. Ona söylemek tam bir aptallık olurdu. Ancak, büyük ihtimalle şimdi öğrenecekti, sonra da ölüm vakti gelecekti. Eğer öğrenip de ölmezse, gider ve birilerine öterdi hemen. Jaden'ın tekrar yakalanmasına sebep olurdu. Aslında bunun o kadar kolay olacağını sanmıyordu Jaden—böyle bir şeyin olabileceğini de düşünmüyordu; sonuçta ölecekti, değil mi?

    Birkaç adım attı ve sokağın dibindeki adamı gördü. Jaden'a tekrar döndüğünde, şaşırmış olduğu her halinden belli oluyordu. Bunun içinde korku da olduğunu hissediyordu. Belki de, Jaden'ın kendisine öyle şeyler yapma ihtimalinden korkmuştu—evet, korkmalıydı! Jaden, üvey kardeşine işkence etmez diye bir şey yoktu sonuçta. Aslında şimdi de her an bir Kadavra laneti yollayabilirdi kıza. Oracıkta ölüverirdi, ancak az önce planladığı şeyler geldi aklına. İşkence. Üvey kardeş işkencesi. Yüzünde bir gülümseme belirdi Jaden'ın. "İşkenceci." Aphrodis'e daha da yaklaştı. "Sana da tavsiye ederim." Asası elinde hazır duruyordu. Kız, birazdan duyacaklarından sonra büyük ihtimalle kaçacaktı. Ancak, onu yakalamışken bırakmayı pek düşünmüyordu Jaden. Annesini biraz üzebilirdi ama zaten onlarla görüşmüyordu. Babasının onu evde istemediğini öğrendiğinde, onu oracıkta öldürmek istemişti ancak yapamamıştı işte. Annesinin hatrına. Ölemedi gitti! Eğer babasıyla üvey kardeşi şimdi yaşıyor ise, bunun sebebi annesine beslediği sevgiydi—az da olsa.

    Duvara yaslandı Jaden, gözlerini Aphrodis'inkilere dikti. "Sana anlatsam mı bilemiyorum be. Gidip birilerine ötme ihtimalin var. Tabii, asam sana yönelmeden önce kaçabilirsen." Güldü. Asasını elinde evirip çeviriyordu. Aphrodis'i biraz strese sokmaya çalışıyordu. Başarılı olup olmadığını anlayamıyordu kızın yüz ifadesinden. Duvara yaslanmaktan vazgeçip, az önceki yerine döndü ve yüzünü, kızın yüzüne yaklaştırdı Jaden. "Azkaban kaçağı bir üvey abiye sahip olmak nasıl bir duygu?" Yüzünde, sinir edici bir alaycı gülümseme belirdi. Sokağın başına dönüp adama bir Creatus laneti yolladı, birazdan ölecekti. "Bunu çok seviyorum. Sectumsempra." Ölüm süresini kısaltmaktı amacı. Eh, birazcık da kızı korkutmak vardı o amacın içinde.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.aclikoyunlari.net
Aphrodis Audrey Phyllis
Ravenclaw V. Sınıf | Admin
Ravenclaw V. Sınıf | Admin
avatar

Gerçek İsim : Çisem
Mesaj Sayısı : 765
Kayıt tarihi : 08/09/10
Yaş : 22
Lakap : Aph, -A

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
100/100  (100/100)
Patronus:

MesajKonu: Geri: Yanlış Zamanda Yanlış Yer   Salı Tem. 26, 2011 1:16 am

    İşkenceci kelimesini duyduğunda kanı dondu bir saniyeliğine. Kendisine iyice yaklaşan abisinin gözlerine dikti gözlerini. Ses tonundan korkutmaya çalıştığını anlamıştı. Evet, korkuyordu da. Ama bunu ona belli etmek niyetinde değildi. Her saniye çalışan beyni, ona istediğini vermemesini söylüyordu. Bir Ravenclawlı'dan daha zeki, bir Gryffindorlu kadar cesur, bir Slytherinli kadar kibirli ve bir Hufflepufflı kadar... Eee, şey. Bir Hufflepufflıyla uzaktan yakından alakası olmayacaktı. Bu düşünce sonrası yüzünde oluşan gülümsemeyi yok etti ve yüzüne buz gibi bir bakış yerleştirdi. Abisine en ufak bir duygusunu belli etmeyecek, içten içe sinir edecekti onu.

    Kafasında binbir türlü düşünce dolaşırken yüz ifadesini sabit tutması o kadar zordu ki... Üvey abisi bir ölüm yiyen miydi yani? 'Saçmalama' uyarısı verdi beyni. Irene gittiğinden beri ölüm yiyen kalmamıştı. Ortalıkta böylece dolaşamazlardı. 'Ama kaçaklar var.' Hafifçe yutkunmasına sebep oldu bu düşünce. Kabul etmek istemese de, içten içe hissetmişti doğru olduğunu. Tamam, bu herifin ne olduğu umrunda değildi cadının. Kan bağı yoktu aralarında ve onun için endişelenmiyordu. Asıl endişesi kendisi içindi. Kaçakların ne derece psikopat olabildiklerini okumuştu. Irene için yapabileceklerini ve yollarına çıkanlarını nasıl yok edebileceklerini. Audrey de şuan bu adamın yoluna çıkmış sayılır mıydı? Bu düşünceleri bölen sözler, sanki anlamış gibi Audrey'in kafasındaki soruları yanıtlamıştı. Duvara yaslanmış uzun boylu adamı iyice inceledi genç cadı. Kaslı, irimsi yapılı bir vücut, hoş bir çehre, sarı saçlarla uyumlu yeşil gözler ve çehreye tam oturmuş dudaklar. Dışardan bu adama bakan biri en ufak bir kötülük bile beklemez, beklemek istemez. Ama derler ya; 'görünüşe aldanma'.

    Adamın yüzü tekrar kendisine yaklaşırken düşüncelerini savdı başından. Dikkatinin dağılmasını ve en ufak bir korku açığı vermek istemiyordu. Genç büyücünün -kaçağın mı demeliyim?- sorduğu soruya kendinden emin olmasının yanında kısık bir sesle cevap verdi genç cadı. Fazla da üstelemek istemiyordu. "Gerçekten umrumda olacağını ve bir şey hissedeceğimi mi sandın?" Duymuş muydu, duymamış mıydı bilmiyordu. Audrey şuan içindeki, o alaycı ifade oluşan yüze yumruk atma isteğiyle kavga ediyordu. Yumruğunu sıkarak olduğu yerde durdu. Adam ise onu umursamamış, sokağın öbür ucundaki adama dönmüş ve o acılı laneti yollamıştı. Audrey refleks olarak gözünü kapadı ve yumruğunu sıktı. Aynı şekilde aceleyle kendisini toparladı ve elini asasına attı. Tamam, iyilik meleği biri değildi. Ama hiçbir suçu olmayan bir muggle'ın durduk yere ölmesine de göz yummayacaktı.

    Üvey abisi asasını tekrardan muggle'a yöneltirken Audrey de asasını abisine yöneltti. Sectumsempra sözleri ile Expelliarmus sözleri sıcak havada birbirine girmişti. Hazırlıksız yakalanan Jaden'ın elindeki asa havaya uçtu ve büyü boşluğa doğru son sürrat ilerledi. Bu esnada muggle hafif kendine gelmiş ve ne olduğunu anlamadan, korkuyla son sürrat oradan uzaklaşmıştı. Audrey de birkaç adım geri ilerledi ve sokak çıkışına doğru hareket etmeye başladı. Koşmaya başlayabilirdi; ama abisinin tekrardan asasını alması bunu yersiz kılıyordu. Kaçmaya çalışırsa Avada'nın kafasına yağacağını biliyordu. Çaresizce geriye doğru ilerledi ve cisimlenmek için doğru yer kollamaya çalıştı.


_________________

    Metayım ben mesela.:
     
    Aşksınız siz.:
     
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jaden van den Vondel
Kaçak
Kaçak
avatar

Gerçek İsim : Volkan.
Mesaj Sayısı : 18
Kayıt tarihi : 25/07/11
Yaş : 21

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
93/100  (93/100)
Patronus: Tilki

MesajKonu: Geri: Yanlış Zamanda Yanlış Yer   Salı Tem. 26, 2011 1:41 am

    Adamın ölümünü daha da hızlandıracak büyüyü yapmaya hazırlanırken, asasının uçup gitmesi karşısında afallamıştı. Büyünün geldiği yöne baktığında, bunun küçük kardeşinin işi olduğunu anladı. İçindeki nefret daha da büyümüştü. Zihninde sadece, ona Kadavra laneti yollamakla ilgili düşünceler dolanıyordu. Asasını alıp adamı öldüremeden, adam çoktan kaçmıştı. Onun o yarayla nasıl kaçtığını merak ediyordu, zaten o büyük yarayı açtığında da çığlık falan atmamıştı. Oldukça dayanıklı biri olmalıydı, bir dahaki sefere kurbanlarını iyi seçmeliydi. Onların çığlığını duymayınca alamıyordu işkencenin tadını. Hızla sokağın kenarına gidip asasını aldı. Geri geldiğinde genç kızın sokak girişine doğru yürüdüğünü fark etmişti. Kaçmaya çalışıyordu, ancak Jaden buna izin vermeyecekti. Jaden'ın sadist duygularının baskın olduğu bu saatlerde ona bulaşmakla hata etmişti genç kız. Üstelik, elinden eğlencesini, kurbanını almıştı. Onu öldürmekten başka bir şey istemiyordu şimdi. Asayı rastgele bir yere yönelterek "AVADA KEDAVRA!" diye bağırdı. Büyü kızın yanındaki duvara çarpmış, oradaki taşların yere dökülmesine sebep olmuştu. Hızlı adımlarla kıza doğru yürümeye başladı. Kızın şimdiye kadar kaçmış olması gerekiyordu, ancak o yerinden kıpırdamıyordu bile. Bu cesareti, onun ölümüne sebep olacaktı.

    Kızın koluna dokunur dokunmaz kendini tanıdık bir evde buldu. Uzun süredir uğramadığı bir evdi burası. Ailesinin evi. Belki de üvey annesinin onu koruyacağını düşünmüştü—gayet de doğru bir düşünceydi! Ancak evde kimsenin olduğunu sanmıyordu Jaden. Hiç ses yoktu. Evin ikinci katına Cisimlenmişlerdi, karşısında kendi odası duruyordu. Kapısı kapatılmıştı, orayı özlediğini söyleyebilirdi aslında. Belki de o odanın kapısı yıllardır açılmıyordu. Babasının, annesine oraya girmemesini söylediğinden emindi. Belki de temizlemesine bile izin vermiyordu, gerçi odasının bıraktığı şekilde kalmasını yeğlerdi. Eski anıları canlanmışken, kolunu tuttuğu kızın gittiğini fark etti. Öyle dalmıştı ki, gözlerini diktiği kapının açılıp kapandığını fark—orası Jaden'ın odasıydı ve başka hiç kimsenin olamazdı! Nasıl oluyordu da Jaden'ın odasına girmeye cüret edebiliyordu bu küçük böcek? Bu da babasının başının altından çıkmış olmalıydı, ne de olsa artık eve uğramıyordu ve onun odasını başkalarına açabilirdi. LANET OLSUN. Babasını öldürme isteği de duymaya başlamıştı şimdi. Bu tanıdık duygu, Aphrodis'i öldürme isteğiyle boğuşurken, Jaden hızla kapıya yönelmişti. Kapıyı kilitlediğini biliyordu, direk yumruklamaya başlamıştı. Büyü yapıp kendi odasının kapısını patlatmayı istemiyordu. Zaten patlatamazdı. Kapıya yaptığı büyü bunu engellerdi. "Ölümünün acılı bir şekilde olmasını istemiyorsan aç şu kapıyı!"

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.aclikoyunlari.net
Aphrodis Audrey Phyllis
Ravenclaw V. Sınıf | Admin
Ravenclaw V. Sınıf | Admin
avatar

Gerçek İsim : Çisem
Mesaj Sayısı : 765
Kayıt tarihi : 08/09/10
Yaş : 22
Lakap : Aph, -A

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
100/100  (100/100)
Patronus:

MesajKonu: Geri: Yanlış Zamanda Yanlış Yer   Salı Tem. 26, 2011 2:07 am

Abisi kendisine döndüğünde, yüzündeki ifadeyi gördü genç cadı. Bu, biran için duraksamasına sebep olsa da ani hareketler yapmadan gerilemeye devam etti. Asanın kendisine doğru çevrildiğini fark ettiğinde karşılık olarak asasını hazırladı. Avada Kedavra sözlerini duyduğunda cisimlenmek istediyse de odaklanamaması bunu engellemişti. Neyse ki, şansı yaver gitmiş ve büyü Audrey'i ıskalayıp yandaki duvara çarparak duvarın parçalara ayrılmasına sebep olmuştu. Adam bunun üstüne hızlı adımlarla yürümeye başlamıştı. Audrey olduğu yerde kaldı ve gözünü kapadı. Eve odaklanmaya çalışıyordu bu strest'in içinde. Tam odaklandığını ve ayağının yerden kesildiğini hissettiği anda kolunda bir sıcaklık hissetmişti. Ama geri dönüp abisinden kurtulması için çok geçti. Kolunu biraz oynatmaya çalışsa da, cisimlenme sırasında hasar olmasını istemediği için pes etti ve eve odaklanmayı sürdürdü. Birkaç saniye içinde ayakları zemine basmıştı zaten.

Karşısında odasını gördüğünde içini bir güven duygusu kaplamıştı. Bir hareket yapmamaya çalışarak birkaç saniye bekledi olduğu yerde. Kolundaki elin gevşemesi ve büyücünün yüzündeki düşünceli ifade ona bir fırsat tanıdı. Kolundaki elden kurtuldu ve birkaç adımda holü geçerek kendisini odasına attı. Arkasından kapadığı kapıyı büyüyle kilitledi ve kapıya yaslanarak destek oldu. Kapının arkasında durmasının iyi bir fikir olmadığını düşünmesine rağmen bir seferliğe mahsus olarak hislerine kulak verdi. Adımların yaklaştığını duyması, doğru yolda olduğuna işaretti. Bombardo Maxima yapıp kapıyı tek hamleyle yok edebileceğine kapıya yaklaşmayı tercih etmişti. Evine zarar vermek istemiyordu büyük ihtimalle. Odaya göz gezdirirken ikinci bir içses duydu beyninde. 'Ya da odasına...' Bu odanın onun olduğunu düşünmemişti hiçbir zaman. Slytherin arması, adını bile duymadığı Quidditch takımları ve birsürü şey daha... Bunun misafir odası olduğunu varsaymış; daha doğrusu hiç düşünmemişti. Biran yattığı yataktan tiksinse de -bir zamanlar o adam burada yatıyordu- bir yandan müthiş bir sevinç duydu içinde. Sevinci, sırtında hissettiği kapıdan aktarılan o müthiş kuvvetle bölündü.

Yumruklanan kapı ve ardından gelen tehtidler... Audrey yüksek sesli bir kahkaha attı abisini sinir etmek için. Amacına ulaştığını içten içe biliyordu, onun yüzünü göremese de. "Kolaysa kendin açsana biricik abicim?" Derin bir nefes aldı ve kapıdan uzaklaştı. Fazlasıyla hareket ettiğinden terlemişti ve rahatsız hissediyordu. Tehtid altında olan birine göre fazla vurdumduymaz bir tavırla dolabına gitti ve birkaç kıyafet çıkartıp üstüne giydi. Abisi kapıyı yumruklarken aynada kendisine baktı şöyle bir.. Lacivert, yarım kol bir elbise üzerine kot mont. Altına siyah topuklu bir ayakkabı. Umursamazdı; ama aslında korkuyordu. Bu saçma hareketi yapmasının tek sebebi kafasını abisinden uzak tutmaktı. Böylece biraz daha sakinleşebilir ve mantıklı düşünebilirdi. Kapıya doğru ilerledi. Yumruklar azalmış olsa da abisinin orada olduğunu biliyordu. Aptal cesaretinin sınırlarını zorladı. "Hala orada mısın sen?"

_________________

    Metayım ben mesela.:
     
    Aşksınız siz.:
     
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jaden van den Vondel
Kaçak
Kaçak
avatar

Gerçek İsim : Volkan.
Mesaj Sayısı : 18
Kayıt tarihi : 25/07/11
Yaş : 21

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
93/100  (93/100)
Patronus: Tilki

MesajKonu: Geri: Yanlış Zamanda Yanlış Yer   Salı Tem. 26, 2011 5:43 pm

    Kızın dedikleri, Jaden'ın sinirini ve onu öldürme isteğini daha da arttırıyordu. Kapıyı yumruklamaya devam ediyordu, boşa uğraştığını bile bile. Büyüyü hatırlıyor olsaydı, bunu bozabilirdi ancak hatırlamıyordu. Kızın kısa süreli sessizliğinde, Jaden da yumruklamayı kesmiş ve beklemeye başlamıştı. Gerekirse, bütün gece bekleyecekti burada. Ona zaten nefret besliyordu, bir de onun odasını sahiplenmiş olması bunu arttırmıştı. Ayrıca, cesareti de Jaden'ı sinir etmiyor değildi. Onu öldürme isteği her geçen dakika artıyordu. İşkenceli bir ölümü hak ediyordu, böylece sadist bir üvey abiyi kızdırmanın sonuçlarını öğrenebilecekti—ancak öğrenmesi boşa gidecekti, çünkü hemen ardından ölüp gidecekti. Ne acı ama.

    Kızın son dediklerinden sonra, tekrar kapıyı yumruklamaya girişmişti. Bunun kızı korkuttuğunu umuyordu, gerçi konuşmalarına bakılacak olursa bunun olmadığı rahatça söylenebilirdi. Ancak, bu cesaretin sebebi, kapının arkasında olduğu için kendini güvende hissetmesi de olabilirdi tabii. "Oradan çıkar çıkmaz—" Cümlesini yarıda kesmesine sebep olan şey, aşağıdan gelen sesti. Bir kapı sesi. Birileri gelmiş olmalıydı. Annesi ya da babası. Belki bir hırsız—düşük bir ihtimalle. Kapıyı yumruklamayı bırakmış, kulak kesilmişti. Merdivenden tıkırtılar gelmeye başlamıştı. Büyük ihtimalle Jaden'ın sesini duymuş olmalıydı ve ne olduğunu merak ettiği için yukarı geliyordu. Yerinden kıpırdamadı ve gelen kişinin merdivenin başında belirmesini bekledi. Gördüğü siluet karşısında pek şaşırmasa da, o siluet için aynı şey söylenemezdi. Annesi. Yüz ifadesi hızla değişmişti iki kez. Önce bir şaşkınlık belirmişti, sonra yüzüne geniş bir gülümseme yerleştirmişti. Hızlı adımlarla Jaden'ın yanına gelip sarıldı. "Oğlum." Geri çekildiğinde devam etti: "Babanın burada olmaması büyük şans." Buna karşılık olarak, "Ölmek istemiyor olmalı," diye fısıldadı Jaden ancak annesi bunu duymamış olmalıydı. Annesi, Jaden'ın cevap vermediğini görünce konuşmasına devam etti, aynı yüz ifadesiyle: "Odandan bir şeyler almaya mı geldin? Artık orada kardeşin Aphrodis kalıyor." Jaden, gerileyerek eski yerine döndü. "Evet, bunu öğrendim. Biz de şimdi Aphrodis ile küçük bir oyun oynuyorduk, değil mi Aphrodis?" Son cümlesinin üzerinden birkaç saniye geçtikten sonra kapı açılmıştı. Kıyafetlerini değiştirdiğini fark ettiğinde şaşırdı Jaden. Demek ki bir kaçak tarafından sıkıştırıldığında, üstünü değiştirmeyi tercih ediyordu. "Kaynaştınız mı? Ne mutlu!" Annesinin yüzündeki gülümseme iyice genişlemişti. Jaden, odaya girip Aphrodis'in yanına yanaştı ve elini kızın omzuna atarken, kulağına "Ucuz kurtuldun," diye fısıldadı. Kolunu kızın boynuna doladı ve -biraz sert bir şekilde- kendisine doğru çekti. Annesi bunu fark etmemişti, çünkü yüzündeki gülümseme halen aynıydı. "Kesinlikle."

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.aclikoyunlari.net
Aphrodis Audrey Phyllis
Ravenclaw V. Sınıf | Admin
Ravenclaw V. Sınıf | Admin
avatar

Gerçek İsim : Çisem
Mesaj Sayısı : 765
Kayıt tarihi : 08/09/10
Yaş : 22
Lakap : Aph, -A

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
100/100  (100/100)
Patronus:

MesajKonu: Geri: Yanlış Zamanda Yanlış Yer   Salı Tem. 26, 2011 8:46 pm

    Tehtidinin yarıda kesilmesi Audrey'i meraklandırmış, bu da kulak kesilmesine sebep olmuştu. Birkaç saniye içinde kapı kapanma sesi duydu ve kulağını odanın kapısına iyice dayadı. Sesleri net olarak duymak istiyordu. Annesi ve babası gelmişti büyük ihtimalle. Üvey annesi ve babası yani... Babasının, üvey abisi için söylediklerine bakılırsa babasının gelmesi çok daha iyi olabilirdi. Bu durumdan öyle de güzel kurtulmuş olurdu ki... Merdivendeki topuklu ayakkabı sesi Audrey'in hayallerinin yıkılmasına sebep olmuştu biraz da olsa. Bu ayak sesinin ardından birkaç saniye sessizlik oldu ve fazlasıyla içten bir "Oğlum" sesi duyuldu. Ardından birkaç gereksiz şey daha... Audrey heyecanla ve sabırsızlıkla kapıyı dinliyordu. Üvey babası gelmemiş olabilirdi; ama Jaden annesinin yanında da bir şey yapamazdı büyük ihtimalle. 'Biricik sevgili oğul' rütbesinden düşmek isteyeceğini sanmıyordu.

    Düşüncelerini bölen şey Jaden'ın sesindeki yükselen imadan dolayı kolaylıkla duyduğu sözcükler olmuştu. Bu, Audrey'in burada olduğunun ortaya çıkması anlamına geliyordu. İstemeye istemeye asasını kapıya doğrulttu ve yaptığı kilit büyüsünü bozdu. Ağır hareketlerle tokmağı döndürdü ve kapı açılana kadar geçen bir saniye içinde yüzüne sahte; ama bir o kadar da gerçekçi bir gülümseme yerleştirdi. "Hıhı." Şeklinde cevap verdi Jaden'ın sözlerine. Ardından Jaden'ın yüzüne baktığında gördüğü şaşkınlık biraz da olsa tatmin etmişti genç cadıyı. Üvey annesinin sözleri üzerine Jaden'a tiksintiyle baktı fark ettirmeden. Çocuğun kendine doğru ilerlediğini fark edişi üzerine, kapıyı kapama refleksiyle debelendi fazlasıyla.

    Omzuna konan eller onu bir yandan şoke ederken, bir yandan da tiksintiyle titremesini sağlamıştı. Bir saat öncesine kadar adam gibi tanımadığı çocuktan, şuan iğreniyordu. Aslında kötüler ilgi alanındaydı Audrey'in. Sadist davranışlar falan ilgisini çekerdi yani. Ama onun felsefesi 'bana dokunmayan yılan bin yaşasın' gibi bir şeydi. Kötüleri severdi, evet. Ama ona zarar vermeye kalktıklarında iş değişirdi tabii. Aynı bu omzundaki kolların, yarım saat önce kafasına lanet yollamaya çalışması gibi. İkinci bir tiksinti titremesinden sonra annesine fark ettirmeden -bu sürede gülümsüyordu- üvey abisinin kollarından kurtulmaya çalıştı. Kulağına fısıldanan sözler ise bu kurtulma isteğini daha da arttırmıştı; ama ona dönüp zafer dolu bir gülümsemeyle bakmasına da engel olamamıştı. Bu bir işe yaramamış, aksine omzundaki kolların boynuna dolanmasına sebep olmuştu. Bunun ardından büyük bir kuvvetle -sert bir şekilde de diyebiliriz- Jaden'a doğru çekildi. Üvey abisinin ağzından dökülen sözleri, biraz da imayla tekrarladı. "Kesinlikle."

    Bu laflardan sonra saniyeler, dakikalar gibi işlemeye başlamıştı Audrey'in beyninde. Bu durumdan kurtulmanın, hatta mümkünse ebediyen kurtulmanın yolunu arıyordu. Aklına ilk gelen şey ebediyen olmasa da şuan kurtulmasını sağlayacaktı. Çaresizce şansını denedi. "Babam ne zaman gelecek? Oğlu burdayken görüşmeleri çok hoş olmaz mıydı? Ne zamandır görmüyorlar birbirlerini." O kadar içten ve gerçekçi bir sesle söylemişti ki, üvey annesinin bu laflar altındaki ard niyeti anlamasına imkan yoktu. Ama abisine dönen gözleri o kadar alay -ve istemese de çaresizlik- doluydu ki, abisi bu sözlerin gerçek anlamlarını çok rahat anlardı.


_________________

    Metayım ben mesela.:
     
    Aşksınız siz.:
     
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jaden van den Vondel
Kaçak
Kaçak
avatar

Gerçek İsim : Volkan.
Mesaj Sayısı : 18
Kayıt tarihi : 25/07/11
Yaş : 21

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
93/100  (93/100)
Patronus: Tilki

MesajKonu: Geri: Yanlış Zamanda Yanlış Yer   Salı Tem. 26, 2011 9:21 pm

    Aphrodis'in son dediklerinden sonra, ortama bir sessizlik hakim oldu. Demek babası Aphrodis'e bir şeyler anlatmıştı. Bu cümleyi söyleyişi oldukça masum olsa da bakışları farklı şeyler anlatıyordu. Kim bilir, babası ne dedi Aphrodis'e? Büyük ihtimalle ondan bir pislik olarak bahsetmiştir. Babasından başka bir şey bekleyemezdi çünkü, Jaden'dan melek gibi bir çocuk olarak bahsetmezdi—ancak annesi bunu rahatlıkla yapabilirdi. Onun bazen biraz saf olduğunu düşünüyordu Jaden. Belki de Ölüm Yiyen olduğunu bilmiyordu, ancak babası mutlaka bir şeyler anlatmış olmalıydı. O pislik, bildiği her şeyi eşine aktarmıştı muhakkak ki. Ancak annesi halen böyle davranabiliyordu. İşte buna çok şaşırıyordu Jaden.

    "Maalesef, bir dahakine olacak o Aphrodis. Çünkü şimdi gideceğim." Kısa bir süre sırıttı. Sonrasında ise kolunu çekti Aphrodis'in boynundan. Zaten kolunu boynuna doladığından beri, geri çekilmek için uğraşıyordu. Hiç mi abi sevgisi olmaz bir kızda? Aslında, Aphrodis'te abi sevgisinin olması yetmezdi. Jaden'ın da bunun kız kardeş sevgisi versiyonuna sahip olması gerekirdi ancak sahip değildi. Kardeşinden ölümüne nefret ediyordu, tıpkı babasına duyduğu nefret gibi. Bu durumun da değişeceğini düşünümüyordu, sadece annesinin yanında değişebilirdi. Aphrodis, belki de şimdi kurtulmuştu ancak bu ev, Jaden'ın da eviydi ve babasının işte olduğu zamanlarda buraya kolaylıkla girebilirdi. Sonuçta, annesi bir şey demiyordu. Bu kadın kesin cennetlik. Annesine doğru yürüyecekken, geri döndü ve Aphrodis'in yanağına bir öpücük kondurdu. Bunun, onu oldukça sinir edeceğini biliyordu. Belki de saatlerce yıkayacaktı yüzünü. Sırıttı Jaden, ve "Görüşürüz Aph," dedi kızın gözlerinin içine bakarak. Sonrasında ise annesine dönüp "Görüşürüz anne," dedi gülümseyerek. Merdivenlerin başına doğru yürürken, annesi de aynı şeyleri fısıldadı. Cisimlenmeden önce, şunları söylüyordu: "Unutma ki Aph, buraya istediğim zaman gelebilirim."

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.aclikoyunlari.net
Aphrodis Audrey Phyllis
Ravenclaw V. Sınıf | Admin
Ravenclaw V. Sınıf | Admin
avatar

Gerçek İsim : Çisem
Mesaj Sayısı : 765
Kayıt tarihi : 08/09/10
Yaş : 22
Lakap : Aph, -A

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
100/100  (100/100)
Patronus:

MesajKonu: Geri: Yanlış Zamanda Yanlış Yer   Çarş. Tem. 27, 2011 10:35 pm

    Amacına ulaşan Audrey'in suratında büyük bir sırıtış belirdi birkaç saniyeliğine. Ama iyi rol yapma beceresi, bu ifadenin yerini hayal kırıklığı ve üzgün bir ifadeye bırakmıştı. 'Gitme' dercesine bakıyordu üvey abisine. En azından annesinin böyle anlaması gerekiyordu bu evdeki sağlamlığı için. Aslında annesine söylese oğlunun nasıl biri olduğunu ve Audrey'e neler yapmaya çalıştığını... Jaden bir daha eve ayak basamaztı, orası kesin. Ama içinde bir şeyler söylememesi gerektiğini söylüyordu genç cadının. Aynı iç ses biliyordu ki, eğer söylerse Jaden'ın Audrey'i öldürmemek için bir sebebi kalmayacaktı. Hem bu yolda annesi de kurban gidebilirdi ve büyük olasılıkla babası da. Yüzündeki hüzün kalbine de yayılmaya başlamıştı genç cadının. Hiçbir zaman tam anlamıyla kindar biri olmamıştı ve açıkçası üvey abisi tarafından sürekli ölümle tehtid edilmek de istemiyordu. Normal kardeş kavgaları yeterdi onun için. Karşısında duran yeşil gözlere baktı. Bir an için orda nelerin saklı olabileceğini düşündü. 'İşte benim hobim. Kötü insanların iyi yanlarını çözmek.' Aptal düşünceleri, en azından içindeki korkunun yok olmasını sağlıyordu. Bu yüzden düşüncelerini 'Salak mıyım ben?' düşüncesi bile bölemedi. Böyle iyi bir anne ve babadan nasıl böyle bir çocuk çıkmış olabilirdi, işte bu Audrey'in mantık sınırlarının epey ötesindeydi. Her zaman ilgi görmüş bir çocuğun eğlence için mugglelara işkence etmesi... Bedeni küçük bir titreme akımından geçti genç cadının. Eğer evlatlık edinmese, ailesinin öldüğü ailede kalsa; belki o da böyle biri olacaktı. Koşup üvey annesine sarılma isteği doğdu içinde. Aslında onlarla yakın değildi veya gerçek ailesi gibi sevmiyordu onları, sevemezdi. Ama içinde kocaman bir minnettarlık vardı onlara karşı. Bu kaçak adamın anlayamayacağı bir duygu büyük ihtimalle...

    Bu derin düşünceleri yanağında bir dudak hissiyle bölündü. Gözleri büyürken gerçek dünyaya döndü. Ani bir refleks olarak eli yanağını temizlemeye gitmişti ki üvey annesinin burada olduğunu hatırlayarak, yüzündeki eliyle saçını geriye attı ve elini indirdi. Az önceki düşüncelerin hepsi tuzla buz olmuş gibiydi. Neden bu çocuğu çözmek zorundaydı sanki? Tamam, kişiliği buna yatkındı; ama bu... Herneyse, uğraşmayacaktı onun için. Hatta mümkünse onun olduğu her yerden uzak duracaktı. Başını belaya sokmak istemiyordu, ya da toprağın altına. İki çift yeşil göz birbiriyle buluştu ve birbirlerini alt etmek istercesine baktılar. Tek fark, bu çift gözlerden biri, aynı zamanda tiksintiyle bakıyordu karşısındakine. Yanağındaki mikropları temizlemek için sabredemiyordu olduğu yerde. Neyse ki üvey abisi annesine de veda etmiş ve merdivenlere doğru yürümüştü. Cisimlenmeden birkaç saniye önce söyledikleri üzerine merdivene doğru bakakaldı Audrey birkaç saniye boyunca. Sonra annesinin "İyi anlaşmanıza gerçekten sevindim." sözleri ile kendine geldi.

    Üvey annesine döndüğünde yüzündeki ve kalbindeki mutluluğu görüyordu. Ne kadar iyi bir kadın ama... Jaden kesinlikle böyle bir anneyi hak etmiyordu; ama dünya adaletli değildi ki zaten. Derin bir nefes aldı ve yüzüne yapmacık bir gülümseme yerleştirdi, tekrar. "Ben lavaboya gitsem iyi olacak. Geldiğimden beri elimi yıkamadım da." Bu lafın üstüne üvey annesi kafasını sağlamış ve mutfağa doğru, merdivenlerden aşağı yürümeye başlamıştı. Audrey ise hızlı adımlarla banyoya gitti ve arkasından kapıyı kilitledi. Kapıyı çarparcasına kapatmamak için kendisini epey tutması gerekmişti. Koşarcasına lavaboya ilerledi ve kolu çevirdi. Musluktan akan suları, kriz geçiriyormuşçasına yüzüne ve yanağına çarpmaya başladı. Üvey annesine, iyi bir kadına rol yapmak onu zorlamış, ondan da öte ölümden ucu ucuna kurtulmuştu. Üvey annesine daha fazla şey borçluydu artık. Yaklaşık iki dakika boyunca yüzüne su çarpıtmaya devam etti kendisine yavaş yavaş gelmeye başladığında musluğu kapattı. Küvetin hemen yanına yere oturdu ve ayaklarını kendisine doğru çekerek cenin pozisyonu aldı. Sinirden dolayı, ela gözlerinden birkaç damla yaş akmıştı. Ama umursamadı yaşları, silmeye tenezzül bile etmedi. Biraz ağlamayı, serbest kalmayı hak etmişti bugün. Hızla gelişen olaylar silsilesi onun için çok fazlaydı. Cesurdu, zekiydi; ama daha altı üstü on yedi yaşındaydı. Üvey abisi tarafından öteki dünyaya gönderilmek için çok genç... Gözlerini kapadı ve sakinleşmesi için gereken saatlere bıraktı kendisini.



Rol Oyunu Bitmiştir.

_________________

    Metayım ben mesela.:
     
    Aşksınız siz.:
     
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Yanlış Zamanda Yanlış Yer
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ateş Oku RPG ~~ Hogwarts :: Londra :: Londra Merkez-
Buraya geçin: