Ateş Oku RPG ~~ Hogwarts
Merhaba

Foruma Hoşgeldiniz

Kayıt Olduktan Sonra Rütbe Seçmelisiniz. Ve Daha sonra Lejant Oluşturmalısınız;

Ateş Oku RPG ~~ Hogwarts


 
AnasayfaAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yapKapı

Paylaş | 
 

 LaetitiaKnollys.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Laetitia Knollys
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Gerçek İsim : Asena.
Mesaj Sayısı : 21
Kayıt tarihi : 27/07/11

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
90/100  (90/100)
Patronus:

MesajKonu: LaetitiaKnollys.   Paz Tem. 31, 2011 1:41 am

Hava henüz tam olarak kararmamıştı, güneş mesaisinin son dakikalarını yaşıyordu. Gökyüzünün kızıllığı, kanı vücudundan çekilmiş üç zavallı cesede daha da ürkütücü bir hava veriyordu. Psyché tokluk hissinin verdiği keyifle dudaklarını yaladı, böyle bir ziyafet çekmeyeli çok uzun zaman olmuştu. Elbette karşısına başka nefis avlar da çıkmıştı ama aynı günde 3 adet taze insan kanı... Yakaladığı fırsat öyle her vampirin karşısına çıkmazdı. Küçük bir katliam yaratmış olmasına rağmen üzerinde tek bir kan lekesi bile yoktu, yüzündeki ifade de az önce üç aciz insanı öldürmüş azılı bir vampirden çok, akşam yemeğini şehrin en lüks lokantasında yemek yedikten sonra zarif bir edayla içkisini yudumlayan bir hanımefendiye aitti. Yılların tecrübesi. Üzerinde koyu kırmızı bir bluz ve eski moda düz renk bir etek vardı. Kırmızı gözleri tokluk hissiyle parıldıyordu. Mükemmel yüzünü çevreleyen hoş dalgalara sahip kahverengi saçları omuzlarından aşağıya dökülüyor ve ihtişamına ihtişam katıyordu. Bakan herkesi hayran bırakacak bir manzaraydı bu, bir yandan büyüleyici bir yandan da ürkütücü.

Arkasını dönüp o korkunç manzaraya bir kez olsun bakmaksızın yürümeye başladı, birkaç gün içinde cesetleri bulurlardı ve gazeteler yine faili meçhul cinayetlerle çalkalanırdı. Hep öyle olmaz mıydı zaten, kendi katilini bile yüzyıllardır aralarına almış ve kaybetmeye mahkum aciz insanlar... Onlar ölmelilerdi. Bunu düşününce gözlerinde öfkeli bir ifade belirdi, yüz küsür yıldır cinayet işlemek onun için bir hobi haline gelmişti. Atan bir kalp ve sıcak bir bedenden geriye kalan sadece kuru ve soğuk bir ten, donuk gözler olurdu. İnsan hayatı böyle çabuk sönebilecek bir güçsüzlükteydi işte. Zavallı yaratıklar... Psyché bir anlık içinde beliren acıma hissini hemen söndürdü, kendinden iğreniyordu. Acımak yalnızca insanoğluna yakışan bir davranıştı, bir zamanlar kendinin de dahil olduğu bir kesime...

Nasıl dönüştürüldüğünü hatırlamaya çalıştı bir süre, son derece keskin olan hafızası o son saniyelerini hatırlamayı bir türlü başaramamıştı. Sadece küçük bir köyün güzeller güzeli kızı olduğunu anımsıyordu, bir ailesi ve dostları vardı. Evlenecek ve çevresinde elini tutan torunlarıyla mutlu bir şekilde gözlerini yumacaktı. Sonra aşık olduğu o adam... Herkes ona karşı çıkmıştı. Yabancı biriydi çünkü, köyden uzak bir yerde yaşayan ve 'gezgin' olduğunu söyleyen bir adam. Mutlulukla, ihtişamla kandırmıştı Psyché'yi. Birlikte dünyayı dolaşacak ve çok mutlu olacaklardı. Hep buz gibiydi ama olsun, sarılmak bütün soğuklukları yok etmez miydi zaten? Sonra ailesinin onu aşağılaması... Evden kaçışı... Ve o günün gecesinde boynuna saplanan iki diş. İşin bu kısmı çok bulanıktı. Gözlerini açtığında o da sevgilisi gibi buz gibi olmuştu işte. Kendisini çeviren kişi mi? Şimdi nerede olduğunu bilmiyordu.

Yürürken, ayaklarının onu aşina olduğu ancak tam anlamıyla bilmediği bir caddeye götürdüğünü fark etti. Forks'ta geçirdiği yıllar boyunca neredeyse bütün sokaklardan, caddelerden en az bir kez geçmişti. Ne kadar uzun zamandır burada olduğunu bilmiyordu, tek bildiği ademoğlu için geçerli olan zaman kavramının, kendisi için sonsuza kadar durmuş olduğuydu. Bir kere gözlerini kapatıp uykuya dalabilmeyi ne kadar isterdi... Bir an için kalbinde - atmayan kalbinde - sıcak, nefes alabilen ve kısacık ömürlerini doya doya yaşayan o zayıf türe karşı derin bir kıskançlık hissetti. Bir türlü kavuşamayacağı üç şey vardı, "Damarlarımda akan kan, atan bir kalp ve ölümlü bir yaşam..."
Kendi kendine fısıldamıştı. Acaba herkesin 'Tanrı' diye taptığı o varlık, şu an sesini duyuyor muydu? Eğer gerçekten varsa kendisini neden hem bu kadar harika hem de ızdıraplı bir geleceğe mahkum etmişti?


Düşünceleriyle çelişirken birden kulak kabarttı, hassas kulakları epeyce bir uzaktan gelen aracın sesini sanki yanıbaşındaymış gibi duymuştu. Araç son sürat ona doğru yaklaşıyor olmalıydı ve beraberinde harika bir kan kokusu getiriyordu. Psyché yolun ortasında kalmaya devam etti, kenara çekilmek için hiçbir girişimde bulunmadı. Birkaç saniye sonra arabayla burun buruna gelmişti, hava iyice kararmıştı ve aracın içindeki her kimse, iyice yakına gelmeden birine çarpmakta olduğunu fark etmemişti.

Normalde geriye doğru fırlaması gerekirken, tek bir hasar görmemişti. Ne kırılan bir kemik, ne hasarlı bir yer. Burnu bile kanamamıştı. Sapasağlam aracın karşısında dikiliyor ve ona nasıl bir işkence yapabileceğini kuruyordu kafasında. Ona göre çok normal gelen bu olay, sürücüyü şok etmiş olmalıydı. Arabaya ölçüp biçen gözlerle baktı, son modeldi, pırıl pırıldı. Büyük ihtimalle az sonra içinden baba parası yiyen bir züppe çıkacak ve şaşkın gözlerle ona bakacaktı. Ama bu kez şaşırma sıradı Psyché'deydi.

"Çarpmadan etkilenmemişsin." dedi arabayı kullanan kız, soru sormaktan ziyade çıkarım yapar gibiydi. Olaydan biraz bile sarsılmamış olması garibine gittiği kadar hoşuna da gitmişti güzel vampirin. Dikkatle kızın yüzüne baktı, bir insana oldukça mükemmeldi. Tam bir uyum içindeki kestane rengi saçlara, menekşe rengi gözlere ve pembe dudaklara sahipti, Psyché gördüğü bu güzellik karşısında etkilenmiş görünüyordu. Ama tabii ki kendisiyle boy ölçüşemezdi, güzellik kavramının da üstündeydi o, tıpkı türünün diğer örnekleri gibi.

"Evet... Şey..." Duraksadı, bunu kıza açıklayabileceğini hiç zannetmiyordu. "Mucizevi ama, bir şey olmadı. Sanırım pek kuvvetli çarpmadın." Yüzünde boş bir tebessüm belirdi, ve bu boş tebessüm bile onun yüzüne daha bir hoşluk kattı. Bir yanı onu yemeyi düşünüyor, bir yanı da bu sıradışı kızı tanımak istiyordu. Bu numarayı daha önce de denemişti ve ilk defa böyle bir tepkiyle karşılaşmıştı. Kararını değiştirerek ona daha içten bir şekilde gülümsedi. Kız savunmasızdı ve onu bir saat sonra da yiyebilirdi. Belki evine kadar takip eder ve bütün ailesinin canını alırdı.

"Vaktini almamın bir sakıncası yok, değil mi? Uzun zamandır konuşacak birini arıyorum da, hem bazı şeyleri merak da ediyorum, örneğin adın ne, kaç yaşındasın..." Ses tonu nazikti ve gerçekten ilgili görünüyordu.

"Ve son olarak bu saatte bu ıssız yolda neden böyle çılgınca sürat yapmaya kalkıştın?
"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
George Crownie
Hogwarts Müdürü
Hogwarts Müdürü
avatar

Gerçek İsim : umut.
Mesaj Sayısı : 1989
Kayıt tarihi : 11/07/09
Yaş : 25
Lakap : geo.

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
100/100  (100/100)
Patronus: Mantikor

MesajKonu: Geri: LaetitiaKnollys.   Paz Tem. 31, 2011 6:29 pm

Betimlemeler sıradandı açıkçası. Pek yerine oturmasa da, sanki gereklilikten birkaç tane yapılmış cinstendi. Kurgu güzeldi fakat anlatım konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Son kısımlarda iyice olaylar karıştı. Hızlı hızlı geçiştirildiğinden kopukluklar mevcut. Paragraf düzeni karmaşık aslında. Son kısımların tamamen diyalogla kaplı olması kötü durmuş. Renklendirme hoş. Kısacası hoş bir rol
Betimleme: 27 / 30
Paragraf Düzeni: 3 / 5
İmla Düzeni: 10 / 10
Anlatım: 35 / 40
Kurgu: 15 / 15

90, Tebrikler

_________________

görlüm yapar yea.


::..¨..::f42a:
 




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://eskiao.roleplaylife.net
 
LaetitiaKnollys.
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ateş Oku RPG ~~ Hogwarts :: Karakter ve RO Dünyası :: Oyun Vadisi :: Seviye Belirleme-
Buraya geçin: