Ateş Oku RPG ~~ Hogwarts
Merhaba

Foruma Hoşgeldiniz

Kayıt Olduktan Sonra Rütbe Seçmelisiniz. Ve Daha sonra Lejant Oluşturmalısınız;

Ateş Oku RPG ~~ Hogwarts


 
AnasayfaAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yapKapı

Paylaş | 
 

 Olamaz

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Felix Maurice
İksir Profesörü
İksir Profesörü
avatar

Gerçek İsim : Kardelen.
Mesaj Sayısı : 149
Kayıt tarihi : 29/07/11

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
100/100  (100/100)
Patronus: Sinek

MesajKonu: Olamaz   C.tesi Ağus. 06, 2011 5:20 am


    Kollarının yorgun olmasına aldırmayarak asasını duvara değdirdi. Çatlak Kazan’ın gürültüsüne aldırmamaya çalışarak başını salladı. Bir, iki, üç… Duvar bir kapıya dönüşmeye başladığında sağ omzunu ovuşturdu. Buraya kadar bir sinek şeklinde gelmek çok yormuştu genç büyücüyü ve şimdi dinlenmek istemediğini bağıran ruhuna teslim olarak, Hogwarts’ın açılmasına bu kadar az süre kalmışken iksir dersinde, bir değişikliğin olup olmadığına bakmak için Flourish ve Blotts’a gidiyordu. Böyle bir değişiklik yıllardır olmamıştı aslında; ancak iğrendiği bakanlığın ne yapacağı belli olmazdı, değil mi? Asasını beline tekrar koyarken, kitapların tozlu kapaklarını vitrinden bile görebildiğini fark etti. İçeri girdiğinde dükkânın sahibi on gülümsedi. Bugünlerde kimsenin gelmediği apaçık belli olabiliyordu. Felix, bir an bu yaşlı büyücünün kim olduğunu hatırlamaya çalışsa da zihninde belirli bir iz oluşmamıştı. “Bay Maurice, nasıl yardımcı olabilirim? ” Felix hafif ve epey samimi bir şekilde gülümsedi ve dudaklarını, yeni iksir kitaplarına bakmak istediğini söylemek için aralamıştı ki arkasından bir cadıya ait olduğunu bildiği tiz ve fazlasıyla neşeli bir ses işitti. Felix donup kalmıştı sanki. Yutkundu ve tezgâhın üstünden eğilerek yaşlı büyücüye “Gitmeliyim, yapmam gereken bir şey var. ” Diye fısıldadı. Dudaklarını, ne yapalım, dercesine gerdi ve yanaklarında beliren gamzeleriyle daha tatlı göründüğünün farkında bile değildi. Tam arkasını dönmüş kapıya adımını atmıştı ki “Felix…” duyduğu sesle, sağ ayağı önde, sol ayağı arkada kalmıştı. Derin bir nefes alarak, topuklarının üstünde arkasına döndü ve dirsekle bedenine yapışık bir şekilde ellerini iki yana açtı. Dudaklarına şaşkın ve mutlu bir ifade yerleştirmeye çalışsa da yapmacıklığı belli oluyor gibi bir hisse kapılmıştı. “Aaa… Merhaba Constanta.



_________________

Bazen böyle işte:
 


En son Felix Maurice tarafından Salı Ağus. 09, 2011 6:48 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Constanta Gavriell
Ejderha Terbiyecisi
Ejderha Terbiyecisi
avatar

Gerçek İsim : Elif.
Mesaj Sayısı : 205
Kayıt tarihi : 25/07/11

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
82/100  (82/100)
Patronus: Çin Ejderi

MesajKonu: Geri: Olamaz   C.tesi Ağus. 06, 2011 5:53 am

    Neden buradaydı Constanta? Keşke cevabını kendisi de bilseydi. Sadece aklına esen yere uçuyordu. Sıradan birisiymiş gibi kolaylıkla dolaşabilirdi muggleların arasında. Asıl biçim değiştirme budur işte, diye düşünüyordu. Muggleların arasından hayaletmiş gibi dolaşmak... Kimse paltosunun içinde uçuç tozu sakladığının farkında bile değildi. Günlük hayattaki koşuşturma işte. Cep telefonları ile konuşup işini halletmeye çalışanlar, bir yerlere yetişmek için koşturanlar, yemek yiyenler... Hepsi sıradan insanlardı işte. Muggle işlerini yapıyorlardı. Büyücü dünyası kadar karmaşık değildi onların dünyası. Constanta, biraz da bu yüzden onlara hayrandı. Çatlak Kazan' ın önüne geldiğinde etrafına bakındı. Ancak bu sokağa hiç Muggle uğramazdı. Neden bakındığına kendi de şaştı sonradan. İçeri girdi. Normalde kapının açıldığını haber veren çanın ötmesi gerekiyordu ancak, içerinin gürültüsü yüzünden çanın sesi duyulamadı. Constanta kapıyı bıraktı ve geçit kapılarına doğru ilerledi. onun konuşmaya çalışan birkaç kişinin elini sıktı ve meşgul olduğunu söyleyip onları geçiştirdi. O kalabalığın arasından usta bir şekilde sıyrılmış ve geçitlere gelmişti. Şöminenin içine daldığında bara tekrardan baktı. Onunla konuşmaya çalışanlarla ilgilenemediği için pişman oldu. Daha sonra buraya gelecekti. Uçuç tozunu paltosunun cebinden çıkardı ve yere attı. Slytherin yeşili bir duman onu uçurdu. Diagon Yolu' ndaki eski bir kitaplığın deposuna çıkardı.

    Bu toz ile uçmayı neden öğrenememişti? Hep pis yerlerden çıkmak zorunda mıydı? Ayağına dolanan kovaları tekmeledi ve dışarıya çıktı. Malzemeler dökülmeye başlamıştı bile. Üzerine doğru gelen kitapları görünce kapıyı çarparak kapattı. Sırtını kapıya dayadı. Kitapların düşüşünü sırtında hissetti. Çıkan sese bakan kitaplık görevlesi, orta yaşlı bir kadındı. Constanta asasına uzandı ve asayı kapıya dayadı. "Akla Pakla." dedi ve gülümseyerek hızlıca aşağıya indi. Aşağıda tanıdık bir ses duyuyordu ve aynadan yansımasını gördüğü üzere tanıdık bir siluet. Merdivenlerin başında sevinçle el çırptı ve cıyakladı. Hemen büyücüye doğru ilerlemeye başladı. "Felix..." dedi ve omzuna dokundu. Felix arkasını döndü. Yüzünde, Constanta' nın anlam veremediği bir ifade vardı. "Merhaba Felix. Nasılsın, nasıl gidiyor?" dedi şımarık bir kız gibi. Ardından göz kırptı.

    Constanta böyle olabiliyordu bazen. 5 yaşındaki kız kimliğine bürünebiliyordu. Çevresi bu duruma alışmıştı. Yine de o bilmiyordu ki, bu duruma alışamayan daha çok kişi vardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://beauxbatons.rpgboard.net/
Felix Maurice
İksir Profesörü
İksir Profesörü
avatar

Gerçek İsim : Kardelen.
Mesaj Sayısı : 149
Kayıt tarihi : 29/07/11

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
100/100  (100/100)
Patronus: Sinek

MesajKonu: Geri: Olamaz   C.tesi Ağus. 06, 2011 7:50 pm




    İşte, tam da bundan kaçmaya çalışıyordu. Birçok, hatta belki aşırı derecede eski sevgilisi olmuştu; ancak hiç biri böyle çocuksu davranışlar sergileyip hala dostlarmış gibi davranmamıştı. Çoğuyla karşılaştıklarında kavga bile etmişlerdi, bazıları asalarına bile başvurmuşlardı; ama Constanta farklıydı. Neden ayrıldığını da asla tam olarak bilmiyordu zaten. Belki de son kez ejderhasıyla tanıştırmak için ormana gittiklerinde, bilmemne adında ki ejderhanın ona saldırmasıyla nedeni, belki de sadece bahaneydi. Felix ondan ayrıldıktan sonra, içindeki burukluğun nedenini hiç anlayamamıştı. Şimdi, ise yağmurdan kaçarken doluya tutulmuştu resmen. Akciğerlerine büyük bir hava kütlesinin dolmasına izin verdiğinde, çıkmasına izin vermemişti. Kolundan sürüklenirken onaylamak dışında bir seçeneği kalmamıştı sanki. Diagon yolunda nereye gittiklerini tam olarak anlamasa da Constanta heyecanlı heyecanlı konuşmak istediğini ve türevlerini söylüyordu. Felix yapmacık ama samimi görünen bir gülümsemeyle onaylıyordu. Çoktan bıraktığı nefesi tekrar aldı ama bu sefer içinde tutmadı. Nefesini verirken nereye girdiklerine baktı. Quella’ya girmişlerdi. Felix içindeki kaçma isteğinin nedense mutluluk kırıntılarıyla dolduğunu hissetse de bunu zihninin arkalarına itti. Eski sevgilisiyle tekrar sevgili olmak diye bir durum söz konusu olamazdı. Masaya oturduklarında iki tane ateş viskisi isteyen Constanta’ya gülümsedi ama bu sefer yapmacıklık yoktu çehresinde. Gerçekten samimi miydi gülümsemesi? Bilmiyordu ama içinden bir ses sürekli, olabilir, diye fısıldıyordu. “Ah, süper gidiyor Constanta. Senin hayatın nasıl gidiyor? Kendine beyaz ejderhalı bir prens bulabildin mi?


_________________

Bazen böyle işte:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Constanta Gavriell
Ejderha Terbiyecisi
Ejderha Terbiyecisi
avatar

Gerçek İsim : Elif.
Mesaj Sayısı : 205
Kayıt tarihi : 25/07/11

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
82/100  (82/100)
Patronus: Çin Ejderi

MesajKonu: Geri: Olamaz   Paz Ağus. 07, 2011 5:40 am

    Dalga geçiyordu. Constanta' nın sevmediği bir şeydi bu. Genelde ejderhaları ile ilgili soğuk espriler yapardı zaten Felix. Belki de bu yüzden ayrılmışlardı. Constanta' nın ejderha sevgisi yüzünden. Constanta hatayı biraz da kendinde aramıştı ayrıldıklarında. Ejderha sevgisi onları ayırmıştı düşüncesine göre. Ancak bunları düşünemeyecekti şimdi. Bir daha birlikte olamayacaklarının farkındaydı. "Keşke elini bir kez daha tutsam. Gözlerine bakıp fızıldarcasına seni seviyorum desem. Çok fazla hayal kuruyorum. Hep de olmayacak şeyleri düşünüyorum." diye düşündü ve masalarına gelen garsondan iki tane ateş viskisi istedi. Kız hemen getireceğini söyleyip masadan gittiğinde, Felix soğuk bir espri yapmıştı. Constanta' nın gülümsemesi birden solup gitti. Başını eğdi. Felix' in onun bu yüz ifadesini görmesini istemiyordu. Sesindeki neşe de gitmişti. Soğumuştu. "Hayır bulamadım ya da istemedim, bilmiyorum." Başını kaldırdı. Sırıtmaya çalıştı. Tek yapabildiği üst dudağını hafifçe kıvırmak oldu. "Senden sonra hayatıma giren çıkan olmadı. Belki de kalbim hasar gördüğü içindir." İç çekti. Parmağını masanın üzerinde dolaştırmaya başladığında aklına ayrıldıkları gece geldi. "Bitti Constanta. Bu ilişkiyi devam ettiremiyoruz ya da, en azından ben. Üzgünüm." Constanta anlamalıydı. Ölüm çanları çok önceden çalmaya başlamıştı zaten. Aşk hayatı bitmişti. Kalbini bir daha kime açacaktı, emin değildi. Kalbi şu genç yaşında ne fırtınalar görmüştü. Ne gemiler batmıştı onda. Ancak unutamadığı bir gemi vardı: Felix... Okyanusu aşıp karaya çıkacakken kendini batırmıştı. Elini yumruk yaptı ve başını aşağıya eğdi.

    Garson neşeli bir şekilde içkileri getirdi. Constanta başını kaldırdı ve teşekkür etti. Garson rica edip işine döndü. Constanta "Acaba onun da böyle sorunları var mıdır?" diye düşünmeden edemedi. Yoksa, bu sorunlar ile dünyada yalnız mıydı?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://beauxbatons.rpgboard.net/
Felix Maurice
İksir Profesörü
İksir Profesörü
avatar

Gerçek İsim : Kardelen.
Mesaj Sayısı : 149
Kayıt tarihi : 29/07/11

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
100/100  (100/100)
Patronus: Sinek

MesajKonu: Geri: Olamaz   Ptsi Ağus. 08, 2011 5:29 am




    Alaycılığın ele geçirdiği çehresini yeniden ifadesizlik fethettiğinde ne demesi gerektiğini bilmiyordu. Genç cadının hareketlerini izlemekten başka bir şey yapmıyordu, yapamıyordu. Yutkundu ve önüne gelen ateş viskisinin yarısını bir dikişte bitirdiğinde Constanta’nın kelimeleriyle daha da sarsıldı. Ne demek istiyordu yani? Hayatının alt üst olmasına mı yol açmıştı Felix? En uzun ilişkisi değildi belki onunla yaşadığı ama en kısa ilişkisi de değildi. Onunla evlenme planları bile yapma aşamasına geldiklerini hissettiğinde ayrılmışlardı ama ayrılırken hiç kimse de yaşamadığı bir şey hissetmişti. Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin bunun ne olduğunu öğrenememişti. İlk zamanlarda zihninin her odası bu soruyla dolduğunda o soruları sıkıştırarak duygu da odalara doluyordu bir gaz misali… İçeride ki yaşama umudunu boğuyordu. Üstelik ondan sonra da eski sevgilim olmadı diyemezdi. Hiçbiri de ona böyle hissettirmemişti. Karşısındaki cadı başını kaldırmakta güçlük çekerken onun solgun ama hala umut olan çehresine dikti ve inceledi. Dolgun dudakları ve kızarmaya yüz tutmuş yanakları ile gerçekten güzel görünüyordu. Kafasını hafifçe salladı, kaşlarını çatmıştı o sırada. Zihnine dolan duyguları ve düşünceleri uzaklaştırmak en doğrusuydu şu an, yoksa değil miydi? “Constanta, ben… Ö-öyle mutlu gelince… Şey sandım… Her neyse… Üzgünüm.Gerçekten bir büyücüyle çıkmasını mı istiyorsun Felix? Ruhu öyle bir ses tonuyla içinde yankılanıyordu ki kendine engel olamayıp cadıya sarılacağından falan korkuyordu. Bu ona umut vermekten başka nedir ki? “Eminim, birini bulacaksın. Lütfen, üzülme.” Cadının yüzüne düşmüş bir kaç tel saçını kulağının arkasına yerleştirdi. Elini çekerken devam ediyordu ki bu yaptığı hareketin yanlış olduğunu anladı; çünkü Constanta’nın saçına değmesi tuhaf bir hisle kaplanmasına yol açmıştı. Küçük bir öksürükten sonra dudakları yukarıya kıvırdı. “Belki de ejderhalarından önce evlenirsin, ne dersin?” Ortalığı yumuşatmak için söylediği sözcükler daha beterine mi yol açmıştı bakmadan ateş viskisinin son damlalarını da içti ve yanlarına çağırdığı garsondan bir tane daha istedi.





_________________

Bazen böyle işte:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Constanta Gavriell
Ejderha Terbiyecisi
Ejderha Terbiyecisi
avatar

Gerçek İsim : Elif.
Mesaj Sayısı : 205
Kayıt tarihi : 25/07/11

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
82/100  (82/100)
Patronus: Çin Ejderi

MesajKonu: Geri: Olamaz   C.tesi Ağus. 13, 2011 6:53 pm

    Ejderhalar ile ilgili tuhaf şakaları sevmiyordu. Ejderhaların da bir canı vardı. Constanta onlarla uğraşmayı severdi. Bu konuda onunla dalga geçilmesi hoş değildi. Sinirlerinin yay gibi gerildiğini hissetti. Konu ejderhalardan açılınca her zaman ciddileşirdi. Bu konuda şaka kaldıracak kadar anlayışlı birisi değildi. Tırnağını masaya sürtüyordu. Onun öfkesini ancak acı durdurabilirdi. Lakin canı yanmıyordu. Daha da hızlı sürtmeye başladı. Felix konuşuyordu. ancak konuşması ona daha çok batıyordu. Söylediklerinden pişman olmuşa benziyordu. Bunu söylemeden önce düşünecektin Felix! Başını hafifçe kaldırdı ve ateş viskisine baktı. O sırada nefesi, maraton koşmuş birininki gibiydi. Sürekli ve hızlı. Nefesini diyaframından alıp veriyordu. Karın boşluğunun şiştiğini hissediyordum. Viskiyi bardağını eline aldı ve ağzına boşalttı. Çölde kalmış bir bedevi gibi susadığını hissetmişti. Bedevi suya, Constanta içkiye susamıştı. Viskiyi ağzında tuttu, yutmadı. Başını aşağıya eğdi ve tırnağı ile yaptığı kazı işlemine devam etti. Ta ki Felix' in elini hissedene kadar... Felix' in elini hissettiği anda bir boşluğa düşmüştü sanki. Hiçbir uzvuna hakim olamıyordu. Ağzında dolandırdığı viskiyi çıkarmamak için yuttu. Viski ağzını iyice sulandırmıştı. Dudağının kenarından akan viski damlasını elinin tersi ile sildi ve kafasını kaldırıp Felix' e baktı. Hayır, hayır! Bir hatayı iki kere yapamazsın. Felix' e tekrardan aşık olamazsın. Beyni ona emir veriyordu. Ancak dinleyemedi.

    Felix' in yaptığı espri ortamı yumuşatmaya yetmişti. Gerginliği vakumlamıştı. Constanta gülmeye başladı. Kahkahalar atıyordu. Barda sadece onun sesi çınlıyordu. Constanta ağzını tuttu ancak kıkırdamaya devam ediyordu. Ani bir patlama yaşayabilirdi. Kahkahasını içine attıkça gözünden yaş geliyordu. "Birazdan patlama geçirebilirim." dedi. Felix' e baktı. "Belki de ejderhalarımdan biri ile evlenirim." Alt dudağını ısırdı. "Pekala, hep benden konuştuk. anlat bakalım. Senin hayatın nasıl gidiyor?" Umarım benimki gibi berbat değildir Felix. Sen güzel bir hayatı hak ediyorsun.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://beauxbatons.rpgboard.net/
Felix Maurice
İksir Profesörü
İksir Profesörü
avatar

Gerçek İsim : Kardelen.
Mesaj Sayısı : 149
Kayıt tarihi : 29/07/11

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
100/100  (100/100)
Patronus: Sinek

MesajKonu: Geri: Olamaz   C.tesi Ağus. 13, 2011 8:07 pm



    Constanta’nın ejderhalar ile yapılan esprileri hoş karşılamadığını anlamıştı ki aynı konu üzerinden Constanta’nın da bir espri yapması, Felix’in şaşırmasına neden oldu. Cadının kahkahaları etrafında dans ederken istemsizce ve neredeyse fark edilemeyecek bir samimiyetle kıvrıldı dudakları. Cadı söylediği kelimelerde haklıydı. Hep ondan bahsetmişlerdi nedense. Felix kollarını göğsünde birleştirdi ve arkasına yaslandı. Gerçekten nasıl geçmişti hayatı? Constanta kadar umutsuz değildi belki de. Savannah ile çıkmıştı bir süre. İkisi de aynı şeyi ifade ediyordu Felix için; ama içinde farklıydı sanki. Savannah’a tutkuyla bağlıydı. Onun dudaklarıyla birleşmek ona mutluluk veriyordu. Constanta’ya gelince… Onunla çıkmak, Savannah ile çıkmak gibi değildi. Constanta’nın dudakları veya ile ilgilenmiyordu ya da aptal ejderhalarıyla… Gerçekten onları sevdiğine hiç anlam verememişti zaten. Onda istediği farklı bir şeydi sanki. Ruhunu delip geçen bir şeydi. Ama şimdi buna kafa yormaya hiç gerek yok, diye geçirdi içinden ve gülümseyerek karşısındaki cadının gözlerine baktı. “Bilirsin, ben bir profesörüm. Hogwarts’da takılıyorum. Öğrencilerimin aşklarıyla uğraşıyorum...” Gözlerini kıstı ve çehresinin sınırları etrafında işaret parmağını dolaştırdı, bir şey tarif ediyormuş gibiydi. “Yani böyle bir yakışıklıya kim karşı koyabilir ki, değil mi?” Ateş viskisinden küçük bir yudum alıp tekrar arkasına yaslandığında, “Hayat işte… Zaten hayat; imgesel bağlamda simgesel devinimlerin dışa vurumsal paradigmalar ışığında tecimsel içgüdülerce yadsınmasıdır ya da bunun gibi bir şey işte. Kısacası bu kadar basit…” diye devam etti ancak kaşlarını çatarak ve fısıltı seviyesinde tekrar konuştu. “Aslında bunun ne demek olduğunu ben de bilmiyorum. Bir muggle kitabında görmüştüm sanırım.” Omuz silkerek viskinin son yudumlarını da tepesine dikti. Constanta muggle kitaplarını okumasını anlamıyordu. Felix için ejderhalar neyse, Constanta için muggle kitapları da oydu. Bu cümleyi de bir kitapta okumuştu okumasına; ama bir türlü çözememişti. Buna rağmen hoşuna da gitmişti.

_________________

Bazen böyle işte:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Constanta Gavriell
Ejderha Terbiyecisi
Ejderha Terbiyecisi
avatar

Gerçek İsim : Elif.
Mesaj Sayısı : 205
Kayıt tarihi : 25/07/11

Karakter Bilgileri
Rol Puanı:
82/100  (82/100)
Patronus: Çin Ejderi

MesajKonu: Geri: Olamaz   Paz Ağus. 21, 2011 9:06 pm

    Ne dediğini keşke anlayabilsem, diye geçirdi içinden Constanta. Kaşlarını çattı ve yüzüne bir gülümseme kondurdu. Dalgacı bir gülümsemeydi. Felix' in uğraştığı muggle kitaplarına anlam veremiyordu. Muggle kitapları sahici değildirler. Gerçek olguları yazmazlar. Çoğu kitap, hayal ürünleri ile uğraşır. Ders kitapları ise ağır ve sıkıcıdır. Felsefi bir dil kullanırlar. Amaçları ise, sadece kendilerini bir şeyler ile ilgileniyormuş göstermektir. Bildiklerini dışarıdaki insanlar ile paylaşmak doğru bir şey, ancak paylaşırken herkesin anlayabileceği yerel bir dil kullanmak daha caziptir. Büyücüler de bazen ayarı kaçırıyorlar. Kendi seviyelerindeki cadı ve büyücülerin anlayamayacakları bir dil kullanıyorlar. ancak hepsinin açıklaması aynı. On kapıdan girip bir sonuca çıkmıyorlar. Bir kapıları var. Farklı diller kullanıyor olabilirler ancak, tek bir varış noktaları var. Bardağında kalan son viski damlalarını ağzının içine yuvarladı. Bardağı masaya koydu ve ortaya doğru ittirdi. İşaret parmağı ile Felix' i işaret ederek "Biliyor musun? Düşünüyorum da..." Parmağını başına dayadı ve uzaklara daldı. Ağzının içindeki nahoş tadı uzaklaştırmak için ağzını şapırdattı. Ancak tat uzaklaşmadı. Biraz yemek yese iyi olacaktı. İngiltere' ye inmesi gerekiyordu. Bildiği usta bir İtalyan şefin mutfağı vardı. Orada biraz makarna yese hoş olurdu açıkçası. Belki de biftek... Şu, şarap ile kızartılanlarından... Elini salladı, düşünceleri dağıtmak istiyormuş gibi. Burnunu çekti ve devam etti. "... keşke dediğinden bir şey anlayabilseydim. O konulara Fransızım. Hadi ama... Hayatını yaşa. Fazla felsefeye benim hayatımda yer yok." Güldü. Söylediği kendine göre komik bir şeydi.

    Sarhoş mu oluyorum ne?

    Artık Felix ile konuşacakları bir konu kalmamıştı. Ortama sessizlik hakim olmuştu. Sessizliğin sesi bile duyulmuyordu. Kadehler dibe vurulmuş, kafaların içi uğuldamaya başlamıştı. Constanta' nın karnı sessizlik perdesini çekip "Hey sabah oldu!" dercesine öttü. Constanta karnını tuttu. Yüz ifadesi değişmişti. Dudaklarını büzüştürdü. Zorla gülümsüyordu. Felix ona tuhaf bakıyordu. Açıkçası eğleniyor gibiydi. Karnı guruldayanlara herkes gülerdi. Gülmeyen tek kişi İtalyan şefti. Costanta ayağa kalktı. Felix' in bakışları onu takip ediyordu. Felix ona bakarken hep mükemmel olmaya çalışmıştı. Uzun bir aradan sonra dahi bu davranış değişmemişti. "Aaa... Üzgünüm Felix, gitmem lazım. Malum, karnım..." O sırada karnı evet dercesine öttü. Felix, her zaman etkilendiği sesi tonu ile güldü. Constanta da kendini gülmekten alamadı. Karnı söylenen her şeye cevap vermeye devam edecek miydi? Gidip gitmemek arasında kaldı. Sonunda Felix' e yaklaştı ve bir hoşçakal öpücü verdi. Yanakları birbirine değmişti sadece. Yine de Constanta içinde tuhaf duygular hissetmişti. ona el salladı ve dışarıya çıktı. Cüppesinin içindeki keseyi çıkardı ve baktı. Yeşil, parlak bir toz ona gülümsüyordu. Uç uç tozunun bitmemiş olması güzel bir şeydi.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://beauxbatons.rpgboard.net/
 
Olamaz
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ateş Oku RPG ~~ Hogwarts :: Büyücü Mekanları :: Diagon Yolu-
Buraya geçin: